Google
Bilimsel araştırmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilimsel araştırmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Eylül 19, 2007

Arı Sokması olayı ile ilgili =)

Hocalar arı zehri protein bazlı olduğundan dolayı 50-55 derece de toksin özelliğini yitiriyormuş. Yani öyle olduğunu sanıyorum =) insan derisinin dayanabileceği sıcaklık ise yaklaşık tahmini değer 65 derecenin üzerine çıkabilmesinden yandır. Bu durumda arı sokması gibi durumlarda en basit yöntem yanan bir sigarayı arı tarafından tecavüze uğranılan bölgeye temas ettirmeden olabildiğince yaklaştırmak ve bölgeyi ısıtmak. 15-20 saniye sonra ağrı ve şişlik kaybolması lazım gerekir.

Fakat sigarayı derinize temas ettirmemeye çok dikkat edin, yanarsınız sonra ..vicdan azabı duyarım =)

Uzay Aslında Gördüğümüz gibi değil ,'!


Bilim ve ötesi


4. boyuta hoşgeldiniz! Hatta beşinciye ve de altıncıya...

Bir grup astrofizisyen geçen hafta uzayın altı boyutlu olduğunu iddia etti. Oxford Üniversitesi’nden Joseph Silk ve ekibi, “karanlık madde” adı verilen göremediğimiz yoğunlukların var olduğuna inanılan evrende bu maddelerin açıklanamaz uzaysal davranışlarını ancak başka boyutları görmeye çalışarak anlayabileceğimizi söyledi. Evrenin büyük bir kısmını göremiyoruz. Beyaz cüceler, kahverengi cüceler, gezegenler, yıldızlar ve de kara delikler evrenin ancak görebildiğimiz kısmı. Bu da % 10’u ediyor. Peki geri kalan % 90 nerede? Yıldızların gösterdiği çekimsel hareketler ortada bizim göremediğimiz başka maddelerin olduğunu ortaya çıkarıyor fakat biz bu maddeleri algılayamıyor ve karanlık boşluklar olarak görüyoruz. Silk ve ekibi karanlık maddenin küçük ve büyük galaksilerde değişik etkiler yarattığını söylüyor.

Karanlık bir oda düşünün, bu odada 5 ayrı yerde mum yanıyor ve siz o mumları saçtıkları ışık sayesinde görebiliyorsunuz. Diğer eşyaları görmeniz ise mümkün değil. Ancak belirli yansımalar görebilirsiniz. Bir de eğer odayı tanımıyorsanız bu odada bilmediğiniz eşyalar vardır. Onları el yordamıyla anlamaya çalışır, dokunamadıklarınızı ise hissetmeye çalışırsınız. Uzayda ise bu daha da karışık; gördüklerimiz, göremediklerimiz bir yana bir de belki de asla göremeyeceğimiz, bizim anlayamayacağımız boyutlar, büyük bir gizem var. Bilim adamları uzayın göremeyeceğimiz kadar yoğun olan maddeler (MACHO) ve yine göremeyeceğimiz kadar küçük, atomun milyonda biri kadar olan diğer maddelerle (WIMP) dolu olduğunu söylüyor. Bu maddelerin üç boyuta sığmadığını da ekleyerek evrenin ancak bir nanometre kadar olan kısmını görebildiğimize inanıyorlar. Hubble taramasına devam ediyor. Bebek adımlarıyla milyonlarca kilometrelik bir yolda yürümeye çalışıyoruz. Her gün yeni bir teori ortaya atılıyor. Bir gün, belki bir gün değişik boyutları görebilecek büyük buluşlarla evrenin çözülemez gizemini belki biraz daha anlayabileceğiz. Benim inancım ise ortada bunlardan çok daha büyük bir gizem olduğu ve insanoğlunun bunu anlamaya aklının yetmeyeceği...

Geleceğin teknolojisi; NanoTeknoloji

Kozmetik, tıp, enerji ve savunma sanayi başta olmak üzere bütün alanlarda kullanılan malzemelerin yapımın yeni bir boyut getiren nanoteknoloji, bilim dünyasında çığır açıyor. Bu teknolojiyle yapılan cep telefonları, güzellik kremleri, kıyafetler, kameralar ve gözlükler, teknolojinin sonsuzluğunu gözler önüne seriyor.

Avrupa Birliği'nin de 3,5 milyar avroluk bütçesi ile en büyük 4. alan olarak kaynak ayırdığı nanoteknoloji, mikroteknolojiden sonraki en önemli teknolojik gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekmel Özbay, “nano” kelimesinin Yunanca'da “cüce” anl----- geldiğini, nanoteknolojinin atomik seviyedeki teknolojilerle çalıştığını anlattı.

Nanoteknoloji üzerine çalışmalarının 10-15 yıl öncesine dayandığını aktaran Özbay, üzerinde değişiklik yapılamayan pek çok maddenin özelliklerinin nanoteknoloji ile değiştirilmeye başlandığını kaydetti. Özbay, cep telefonlarının, güzellik kremlerinin, kıyafetlerin, kameraların ve gözlüklerin nanoteknoloji ile yeni bir boyut kazanacağını, bu teknolojiyle üretilen ürünlerin yakın gelecekte vitrinlerde yerini alacağını anlattı.

Her teknolojinin malzemeye dayandığını ifade eden Özbay, nanoteknolojinin malzemelerin boyutunu önemli ölçüde küçülteceğini belirtti. Özbay, “Boğaziçi Köprüsünün halatlarının kalınlığı 1 metre civarında, epeyce büyük. Nanoteknoloji ile bu 1 santimetreye kadar indirilebilir. Halatlar, küçük olması ile beraber aynı zamanda sağlamlığı da yüksek olan malzemelerden yapılabilir” diye konuştu.

TUNGSTEN LAMBALAR TARİHE KARIŞACAK

Nanoteknoloji alanında yaptıkları çalışmalardan söz eden Özbay, aydınlatmada kullanılan ve “tungsten” diye isimlendirilen lambaların kullanımının nanoteknolojide gelişmeler nedeniyle yakında tarihe karışacağını söyledi. Nanoteknolojiyle yüksek verimliliğe sahip ışık kaynağı elde etmeyi amaçladıklarını ifade eden Özbay, yeni lambaların daha az elektrik tüketerek daha fazla aydınlatma sağlayacağını söyledi.

Nanoteknoloji ürünü elektronik aletlerin elektrik tasarrufu sağlayacağına işaret eden Özbay, dizüstü bilgisayarların enerjisinin büyük bölümünün ekran aydınlatmasında harcandığını, nanoteknolojiyle batarya ömrünün uzayacağını, dolayısıyla elektrikten tasarruf edileceğini söyledi.

Türkiye'nin nanoteknoloji alanında yapacağı çalışmalar sayesinde, enerji tasarrufunda önemli aşama kaydedeceğini vurgulayan Özbay, “Bir anlamda, şu anki elektrik tüketimini arttırmadan, yeni doğalgaz kaynakları ya da yeni nükleer enerji kaynakları kullanmadan, enerji daha verimli kullanıldığından aynı aydınlatma çok daha ucuza ve az elektrik tüketilerek elde edilecek” dedi.

KOZMETİK VE TIPTA NANOTEKNOLOJİ

Özbay, nanoteknolojinin en çok kozmetik sektöründe kullanıldığını ancak gelecekte kullanım alanının hemen her alana yayılacağını bildirdi. Kırışıklık kremlerinin nano kapsüller içine konulduğunda cildin tam----- uygulanabildiğine dikkati çeken Özbay, pek çok kozmetik firmasının bu teknolojiyi kullanmaya başladığını kaydetti.

Nanoteknolojinin kanser tedavisine de çok büyük katkılar yapacağını kaydeden Özbay, kanser ilaçlarının nano kapsüllere yükleneceğini anlattı. Bu ilaçların vücuda verilmesinin ardından, nano tabancalarla yalnızca istenen bölgelerde patlatılacağını söyleyen Özbay, ilacın sadece tedavi edilecek noktada uygulanacağını ve tedavide yan etkilerin ortadan kalkacağını söyledi.

Özbay, bu teknolojinin kanser tedavisinde kullanılması için 3 yıllık bir sürenin öngörüldüğünü, başlatılan bir projede Gazi Üniversitesi ve Eczacıbaşı firmasıyla çalıştıklarını bildirdi.

CEP TELEFONLARI KÜÇÜLECEK

Nano malzemelerin kullanıldığı tıbbi görüntüleme sistemlerinin çözümlemelerinin daha da artacağına dikkati çeken Özbay, DVD kapasitelerinin artırılabileceğini, bilişim teknolojisinde de büyük bir çığır açılmış olacağını söyledi.

Nanoteknolojinin termal kameraların gece görüş sistemleri açısından da yenilikler getirdiğini anlatan Özbay, nanoteknoloji ürünü termal kameraların çok daha uzaktan görüntü alabileceğini belirtti.

Nanoteknolojinin günlük yaşamın vazgeçilmez ürünü olan cep telefonlarının küçültülmesine de olanak sağlayacağını kaydeden Özbay, nano malzemelerle yapıldığında cep telefonların boyutlarının bugün kullanılanlara göre 100 kat küçültülebileceğini ifade etti.

NANOTEKNOLOJİ PAZARINDA TÜRKİYE'NİN YERİ

Gelecek 15 yıl içerisinde nanoteknolojinin dünya ekonomisine 3 trilyon lira ek kaynak sağlayacağını belirten Özbay, bu teknolojinin Türkiye açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'nin bu teknolojinin “üreticisi” ya da “tüketicisi” olma konusunda bir karar vermesi gerektiğine işaret eden Özbay, Türkiye'nin bugüne kadar nanoteknolojinin tüketicisi konumunda olduğunu söyledi. Özbay, “Amacımız yalnızca bilim yapmak değil, bu teknolojiyi Türkiye'nin yararına kullanmak” dedi. Türkiye'nin nanoteknolojiyi tüketen değil, üreten ülke konumuna gelebileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Nanoteknolojinin insana sağlayacağı refahı algılayabilen herkes bu teknolojiye sahip olmak istiyor. ABD 4 sene içinde nanoteknolojiye 4,5 milyar dolarlık kaynak ayıracak. AB 7. Çerçeve Programında bu alana ayırdığı kaynağı 3.5 milyar avroya çıkardı. Önümüzdeki 7 yıl içinde AB, nanoteknolojiye 100 milyar avro kaynak aktaracak. Bunu sadece bilim yapılsın diye değil, buradan çıkacak teknolojilerin refah seviyesini daha da arttıracağına inandıkları için yapıyorlar.

Çin bu konularda 1 milyon kişi yetiştirmek üzere bir eğitim çalışması başlattı. Japonya, Kore ve İsrail'de bu konuda çok önemli çalışmalar var. Yani tüm gelişmiş ülkeler buna kaynak ayırıyor.”

Deneyin ilginç Bir Araştırma!

bir ignliiz üvnsertesinde ypılan
arşaitramya gröe, kleimleirn hrfalreiin hnagi srıdaa
yzalidkilraci ömneli dğilmş
öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaimyiş
aradakai hfrailen srisai kriaişik osla da ouknyuorumş.
çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btün oalark oykuorumşz